Yüz Germe
Yüzümüz dış dünya ile etkileşim kurmamızı sağlayan en önemli organımızdır. Aynı zamanda aynaya baktığımızda gördüğümüz görüntü iç dünyamızı da etkiler. Bu nedenle yüz güzelliği hem iç hem de dış dünya ile ilgilidir.
Yıllar ilerledikçe sigara, güneş, yerçekimi, stres gibi iç ve dış etkenler nedeniyle hepimizin yüzünde belli oranlarda yaşlılık belirtileri ortaya çıkar. Herkesin yaşlanma süreci kendine özgü olup aşağıda belirteceğim sırayla ortaya çıkan belirtiler tam olarak uymayabilir ama sıralama kaçınılmaz şekilde benzer.
Bu belirtiler 20 li yaşların sonlarında ince kırışıklıklar, yüzümüzde yeni lekelerin ortaya çıkması, alt göz kapağımız alt iç tarafındaki çukurun derinleşmesi şeklinde özetlenebilir. İlerleyen yıllarda 30 lu yaşların ortaları ve sonlarına doğru yüzümüzdeki çizgilerin derinleşmesi, kaz ayakları mimik çizgilerinin çoğalması, kaşlarımızın ve yanaklarımızın aşağıya doru inmeye başlaması olarak özetlenebilir. 40 lı yaşların sonlarına doğru ve daha ilerleyen yıllarda kaşlarda inme ve göz kapaklarında sarkıklıkların oluşması, yanak ve çene bölgesinde sarkmalar, çizgilerin iyice derinleşmesi, dudak çevresinde kırışıklıkların oluşması, gıdının belirginleşmesi, boyunda bantlar oluşması ve yüzün dolgunluğunu kaybetmesi şeklinde meydana gelir.
Yaşımız ilerledikçe özellikle 45 li yaşlarla birlikte yüzde ve yanaklarda sarkıklıklar, deri fazlası, gıdının belirginleşmesi, boyun derisinde gevşeklikler artmaya başlar. Hafif yaşlanma belirtileri ve ince çizgiler ameliyatsız uygulamalar ile düzelirken, deri fazlası ve sarkıklıkların fazlalaşması ancak yüz germe ameliyatı ile düzelir.
Aşağıda anlatacağım yüz gençleştirmedeki yardımcı yöntemler daha hafif yaşlanma belirtilerini azaltmak için kullanılır ve kesinlikle yüz germe ameliyatının alternatifi değildir. Ayrıca yüz germe ameliyatlarına ek ve yardımcı olarak da kullanılır. Eğer yüzünüzde yaşlanmaya bağlı belirtiler iyice oturduysa ve sizi rahatsız ediyorsa bu durumda yapılabilecek en iyi şey yüz germe ameliyatıdır.
